Forum Ana Sayfası


Yazar Mesaj
Azize
Modaretör
User is Offline


Kayıt: 12 Mar 2007
Mesajlar: 18


Tarih: Cum May 25, 2007 5:54 pm    Mesaj konusu: Şeyh Sait'in oğlu isyan günlerini anlattı
· Quote


Kurtuluş savaşı sıralarında Türkiye'nin doğu bölgesinde çıkan en büyük isyanın lideri Şeyh Sait'in yaşayan tek oğlu isyan günlerini anlattı.

1925 Kürt isyanı ve lideri Şeyh Sait hakkında bu güne kadar çok şey söylendi, yazıldı.

Şeyh Sait'in amacı neydi, isyan neden başarıya ulaşmadı ve ulaşsaydı sonuçları neler olacaktı?

Tüm bu soruların yanıtını bu kez, Şeyh Sait ailesinin bir üyesinden, Şeyh Sait'in yaşayan tek çocuğu, 86 yaşındaki Şeyh Ahmet Fırat'tan dinledik.

Sürgün yaşamından dolayı çok iyi Türkçe konuşan ve ilerlemiş yaşına rağmen güçlü bir hafızaya sahip olan Şeyh Ahmet Fırat, bizi Erzurum'un Hınıs ilçesindeki mütevazi evinde kabul etti.

İşte Şeyh Sait'in en küçük çocuğu Ahmet Fırat'ın gözünde babası Şeyh Sait, 1925 isyanı, sürgün anıları, siyasetle ilişkileri....

* Kaç yaşındasınız?

Rumi takvime göre 1337 yılında doğdum. Miladi takvime göre 1921 yılına denk geliyor.

* Babanızı hatırlıyor musunuz, kendisine ilişkin hafızanızda kalan bir şey var mı?

Hayır, babam idam edildiğinde ben 4 yaşındaymışım, bir şey hatırlamıyorum.

SÜRGÜN ANILARI

* Hareket sonrasında aile olarak sürgünler yaşadınız. O günlere dair neler hatırlıyorsunuz?

Şeyh Sait Efendi, Varto'da yakalandıktan sonra Diyarbakır'da idam edildi. Ailemizi Hınıs'taki kendi evimizde hapsettiler. Güz oldu, kar yağdı, bizi Isparta Eğridir'e sürdüler. 3 sene orada kaldık. Atatürk 1928'de umumi af (genel af) çıkardı, memleketimize döndük. Evimiz yanmış, bir şey kalmamış. Tekrar ev yaptık. 1934'te bizi tekrar sürgün ettiler.

* Ne gerekçeyle?

Mecburi İskan kanunu gerekçesiyle ama asıl nedeni asimilasyondu.

* Nereye sürgün edildiniz?

Trakya'ya, Kırklareli Vize ilçesi, Sergen Nahiyesine. Orda 13 sene kaldık. 1946'da demokrasiye geçildi, partiler kuruldu. Velhasıl mecburi İskan Kanununu kaldırdılar, biz de 1947 yılında tekrar memlekete geldik.

* Sürgünde neler yaşadınız, ne gibi zorluklarla karşılaştınız?

Bizi kaymakamlığın bahçesinde arabadan indirdiler. Oranın halkı etrafımıza toplandı, elleri arkalarında bizi temaşa ediyorlardı. 5 aile reisi vardı. Ben, Şeyh Rıza Efendi ve Gıyasettin ağabeyimi ayırdılar, bir köye verdiler. Nereye gidiyoruz, niçin gidiyoruz bilmiyoruz. Bizi köy muhtarına teslim ettiler. Samanlık gibi bir yer verdiler bize, orda kaldık. Pekmez, turşu gibi yiyecekler verdiler, biz yiyemedik onların verdiklerini. Ağabeyim Şeyh Rıza Efendi, sizin yemeklerinizi yiyemiyoruz, boşuna getirmeyin dedi. Köyden yağ falan getirmiştik, et, tavuk satın alıyorduk. 5 ay orda kaldık. Vize ilçesinde iki nahiye vardı. Biri Karadeniz sahilindeki Midye nahiyesi, diğeri Istranca Dağının eteklerindeki Sergen nahiyesi. Kardeşleri birbirinden ayırıp, bu iki nahiyeye verdiler. Sıtmaya yakalandık, perişan olduk. Şeyh Rıza'nın büyük oğlu sıtma oldu, 4-5 günde vefat etti. Kimse yok, yabancıyız. Cenazemizi kendimiz gömdük. Çok sefalet çektik. Müracaat ettik, bizim memleketimiz havadardı, biz burada yaşayamayız dedik, doktorlar da rapor verdi. Bizi Segen'e verdiler, 13 sene orda kaldık.

* Hükümet herhangi bir yardımda bulunuyor muydu?

Kerpiçten iki göz bir ev ve yarım dönüm arazi, tüm yardım buydu.

* Peki nasıl geçiniyordunuz?

Kendi imkanlarımızla kıt kanaat geçiniyorduk. Memleketteki evimizi de müsadere ettiler. Malımızın, sürümüzün bir kısmını saklamıştık, akrabalarımız onların yağını, peynirini bize gönderirlerdi.

* Sonraki sürgünü ise 1960'da yaşadınız değil mi?

Evet, 1960'ta ihtilal oldu. Ağabeylerimle birlikte daha ilk gün tutuklandık. ‘Hükümet kurulup, her şey normale dönünce sizi bırakırız' dediler. Ailede erkek kalmayacak şekilde hepimizi alıp Sivas kampına götürdüler.

* Orada neler yaşadınız?

Askeri kamptı. Tahta kurusu vardı. Askeri karavana verirlerdi. Sonra müracaat ettik, yiyemiyoruz, parasını ödeyip kendimiz yapalım diye. Bir subay tayin ettiler. Et, zerzevat, ne sipariş ettiysek, parasını verirdik, Sivas'tan getirirlerdi. 7-8 ay kaldık. Sonra Kurucu Meclis kurulunca bizi dağıttılar. O zamanın Dahiliye Vekili Muharrem İhsan Kızıloğlu, Tümgeneraldi. Bazıları, para vererek rapor alıp memlekete döndüler. Bizim hakkımızda ise hep şikayet vardı, bunlar şeyhtir, zekat toplarlar, fitre toplarlar, hükümet kurarlar, kendileri de reis olurlar diye...

* Sürgüne gerekçe olarak ne dediler?

‘Emniyet mülahazasıyla sizi götürüyoruz' dediler. ‘Sizi öldüren olur, korumak için' dediler. Yoksa herhangi bir suçumuz yoktu.

ŞEYH SAİT İSYANININ AMACI

* Şeyh Sait hareketine dönersek, size göre isyan nasıl gelişti?



Hayır, o yönlü bir hazırlık yoktu. Yalnız Şeyh Efendi, rejim hakkında "buna itaat lazım gelmez, çünkü Allah'ı tanımıyor, milletin de o idareye karşı çıkması lazım" diyordu. "Allah'a isyan edene millet de isyan etsin" diye bir hadisi şerif var, onu söylüyordu.

* Rejimin hangi uygulamalarından dolayı böyle düşünüyordu?

Şeriatı kaldırdı, Kuran hükmünü kaldırdı, rakıyı, faizi serbest etti. Bunlar hep Allaha isyan etmektir. Hadise göre, bunları kabul etmeyeceksin. Şeyh Sait Efendinin fikri buydu.

* Rejimin değişmesini, eskiye dönülmesini mi istiyordu?

Evet, rejimin değişmesini istiyordu.

* Bunu nasıl başaracağını düşünüyordu?

Herkes kendi mıntıkasında, vilayetinde birbirini tanıyacaktı, müzakere edecekti, haberleşeceklerdi, hazırlanınca da kendi nahiyesini, kendi kazasını, kendi vilayetini işgal edecekti. Plan buymuş.

* İsyana yönelik bir hazırlık varmış öyleyse...

Hayır, kafalarında bu var, niyetleri bu ama fırsat bırakmadılar, bastırdılar.


* İngilizlerin Şeyh Sait'le görüştükleri, hatta destek verdikleri iddiasına ne diyorsunuz?

O Hükümetin propagandasıdır. İngilizler o zaman demiryollarını açtılar, Diyarbakır'a askeri kuvvet gelsin diye. İngilizlerle asla bir görüşme olmadı. İngilizler Şeyh Sait'e karşıydı.

Kaynak: ANF (Fırat Haber Ajansı)
Başa dön

   
Tüm saatler GMT + 4 Saat
1. sayfa (Toplam 1 sayfa)

 
:
           

Kullanıcı Adı: 

Quote the last message
İmzamı ekle (imzanız profil bölümünden değiştirilebilir)
 
Forum Seçin:  
Bu forumda yeni konular açabilirsiniz
Bu forumdaki mesajlara cevap verebilirsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı değiştiremezsiniz
Bu forumdaki mesajlarınızı silemezsiniz
Bu forumdaki anketlerde oy kullanamazsınız

Powered by phpBB © 2001, 2005 phpBB Group

Looking for free phpbb3 hosting?

Türkçe Çeviri : Onur Turgay & Erdem Çorapçıoğlu