Dışişleri Bakanlığı, 23 Haziran’da kullanım süresi dolan Adana’daki İncirlik Hava Üssü’nün kullanım süresinin uzatılmasına ilişkin bir kararnameyi Hükümet’e iletti…
İncirlik Üssü, 1951 yılında Amerikan Ordusu tarafından inşâ edildi. Türkiye’nin 1954 yılında NATO’ya üye olmasından sonra imzaladığı “Kuvvetler Statüsü Anlaşması” çerçevesinde, Amerika ile “Askerî Tesisler Anlaşması” ve buna dayalı olarak tam 91 (!) adet ikili anlaşma imzalandı. Bu ikili anlaşmalar içerisindeki konulardan biri şu dört hususu kapsıyordu:
(1) Hava üsleri [Ankara-Esenboğa, İzmir-Çiğli, Adana-İncirlik ve Diyarbakır-Pirinçlik],
(2) Stratejik füze üsleri,
(3) Elektronik telekomünikasyon tesisleri ve
(4) Personel ve aileleri için sosyal tesisler. (Bu tür anlaşmalar sonraki yıllarda daha geniş kapsamlı olarak imzalandı.)
Amerika, bu üssü yalnızca Soğuk Savaş döneminde Sovyetler Birliği’ne karşı keşif, casusluk ve benzeri hizmetler için kullanmadı, aynı zamanda Ortadoğu’daki sorunlara müdâhalede de bu üssü etkin bir biçimde kullandı.
1970’de Türk Hava Kuvvetleri, Avrupa’daki Amerikan Hava Kuvvetleri’nin Konya Ovası’nı füze deneme atış alanı olarak kullanmasını kabul edince, İncirlik’in önemi ve fonksiyonu iyice arttı.
II. Körfez Savaşı’nın yaşandığı 90’lı yılların başında ise, TBMM’nin sürekli yinelenen onayı ile Mardin-Silopi’ye Çekiç Güç yerleştirildiği gibi, İncirlik’e de 1997’ye kadar kalan Kombine Görev Gücü (OPC) yerleştirildi. Bunlar, bilindiği gibi Kuzey Irak’ta Türkiye devletinin ve ordusunun gözleri önünde insanî yardım adı altında düşmanca işler yaptılar. OPC gidince hemen ardından, Irak’ta 36. paralelin kuzeyinde BM onayı ile uçuşa yasak ilan edilen bölgede, bu BM kararının infâzını yerine getirmek üzere “Kuzeyi İzleme Operasyonu” (ONW) İncirlik’e yerleştirildi.
11 Eylül’den sonra başlatılan Afganistan saldırısının başlangıcında da İncirlik Üssü çok sayıda görevde önemli işlevler üstlendi. Amerika’nın Irak’a saldırısının başlarında ONW gidince, bu kez 39. Hava Üssü Grubu ve hemen ardından KC-135 diye bilinen hava yakıt ikmâl tankerlerinin ilk rotasyonu geldi.
Irak İşgâli boyunca, işgâl kuvvetlerini destekle her tür yakıt, ikmâl, tedavi, nakliyat, keşif… vesâire çok sayıda görevde İncirlik Üssü yoğun olarak kullanıldı…
Müslümanların toprakları üzerinde Müslümanların düşmanlarının çöreklendiği bu üs, işte böylece Müslümanların aleyhine hoyratça kullanılmaktadır. Böylesi ve benzeri tüm üslerin Kâfirlerin hizmetinde kalmaya devam etmesi şer’an haramdır ve tehlikelidir. Müslümanları sırtlarından hançerlemektir. Dolayısıyla Dışişleri’nin gönderdiği bu şerir kararnamenin mutlak olarak reddedilmesi ve tüm işgâl güçlerinin ülkemizden kovulması farzdır.
وَلَن يَجْعَلَ اللّهُ لِلْكَافِرِينَ عَلَى الْمُؤْمِنِينَ سَبِيلاً
“Muhakkak ki Allah, Kâfirler için Mü’minler aleyhine asla bir yol (egemenlik) kılmayacaktır!” [en-Nîsa 141]
Hâlen sıcaklığını koruyan Kuzey Irak konulu gelişmelerin, bu şer’î farziyetin ve siyâsî zorunluluğun yerine getirilmesine yönelik bir hassasiyet oluşturmasını umuyoruz. Bununla birlikte karar sahiplerinin, bu üsleri kullananların hizmetinde olan hâinler olduklarının bilinciyle bu kararnamenin kabul edileceğini sanıyoruz. Yine de bu cürümlerin, Allah’ın inâyetiyle cezasız kalmayacağını biliyoruz.
Hizb-ut Tahrir
Resmi Sözcüsü
Türkiye Vilâyeti |